Share

Köy Enstitülerinin 79. yılında Aydınlanma Onur Ödülü Erdost’a

17 Nisan tarihi bizler için, ülkemiz için çok önemli ve değerli, eğitim yoluyla aydınlanma ışığının yakıldığı, toplumsal bir dönüşüm tasarımının, bir yasanın hayata geçtiği tarihtir. Köy Enstitüleri; yalnızca “köyün canlandırılması” için öğretmen yetiştiren bir eğitim modeli değil, aynı zamanda ülkemiz aydınlanma hareketinin, ilerici, devrimci toplumsal değişimin, yenilenmenin dinamiğidir. Köy Enstitüleri; bir insanlaşma, toplumsallaşma projesidir. Anadolu insanın özgürlüğe-aydınlanmaya yürüyüşünün adıdır. Anadolu topraklarında ulusaldan evrensele yürüyüşün, özgüvenin, aşılamayan özgün bir eğitim sisteminin adıdır.

        Biz yaparız, biz üretiriz, biz başarırız demenin adıdır. Korkuları yenmenin destanıdır. İlerici bir toplumsal değişim projesi- kültür devrimidir. Özünde Köy Enstitüleri, bir özgürleşme eylemidir, Genç Türkiye Cumhuriyetinin 1940 yılında gerçek kılmayı amaçladığı büyük ütopyasıdır. Aradan geçen 79 yılda hala özlenen, niteliğine erişilemeyen, kamusal eğitim kurumları olan Köy Enstitülerinin ülkemiz tarihinde özel bir yer almasının önemli nedenleri vardır.

        Köy Enstitüleri; Türkiye eğitim tarihinde özel bir yere sahiptir. Köy Enstitülerinin en güçlü ve günümüzde bile asıl önem taşıyan yanı uyguladığı “İşe, Üretime Dayalı Öğretim” yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, öğrenmenin ancak bireyin kendi gözlemlerine dayanarak, doğal ortamda kendini gerçekleştirmesi sonucunda oluşabileceğini ileri sürmektedir. Köy Enstitüleri, orta çağ koşullarındaki köy çocuklarının gerçek bir öğrenme ortamında (tarla, atölye, işlik, tiyatro salonu vb), kendi ilgi ve yeteneklerine göre seçtiği değişik etkinliklerle (tarım, hayvancılık, yapı işleri, marangozluk, arıcılık, müzik, halk oyunları, spor, tiyatro, okuma, resim yapma vb.) kendini en iyi şekilde gerçekleştirerek (üretim yapma, ürün elde etme, ekip içerisinde farklı roller ve sorumluluklar alma, eleştiride bulunma, hesap verme veya hesap sorma, usta öğretici veya öğretmenle birlikte öğrenme vb) öğrenmelerine olanak sağlayan bir kurumsal yapıya sahipti. Böylece öğrenciler yaşama, üretici bir yurttaş olarak hazırlanıyor, özgüven kazanıyordu. Kendisine biçilen, köylüye önderlik yapma rolünün gerektirdiği birçok beceriyi kazanmış olarak köye geri gönderiliyordu. Köy Enstitülerinde dünyaya örnek olmuş, ülkemize özgü bir öğretmen yetiştirme modeli kurulmuş ve başarıyla uygulanmıştır.

        Köy Enstitüleri; Türkiye demokrasi tarihinde özel bir yere sahiptir. Demokrasinin seçimlere indirgendiği ama seçimlerin sonuçlarına bile saygı duyulmadığı günümüz ortamına karşıt olarak, gerçek anlamda demokrasinin yaşandığı, bireylerin kendini özgürce ifade edebildiği, eleştirmenin ve eleştirilmenin doğal olduğu kurumlar olan Köy Enstitüleri, mezun ettiği öğrencilerin bu demokratik düşünce biçimini çalışma hayatlarında gittikleri yere de ulaştırması nedeniyle demokrasimize unutulmaz bir hizmette bulunmuştur.

         Köy Enstitüleri; Türkiye aydınlanmasında özel bir yere sahiptir. Eğitimde dini kuralların değil çağdaş, bilimsel kuralların uygulayıcısı ve mezuniyetlerinde uygulatıcısı olan öğrencileri sayesinde, yurdun 21 yöresinden yurdun her köşesine bu aydınlığı ulaştırması nedeniyle pek çok insanın aklını örümcek ağlarından kurtarmıştır. Tonguç’a göre, eğitimin asıl amacı, “halk kaynağını harekete geçirmek, üstündeki karanlığı kendisinin atmasını sağlamak tır.

        Köy Enstitüleri; Türkiye’de bireyin özgürleşmesinde özel bir yere sahiptir. Aydınlanmayı ve demokrasiyi gerçekleştirebilecek akıl sadece özgür akıldır. Köy Enstitüleri, öğrencilerine verdiği eğitimle onları özgürleştirmiş ve köy enstitüsü mezunu öğretmenler gittikleri her yere özgürlüğün güzelliğini taşımış; Bu sayede tarikatların, cemaatlerin, geleneklerin baskısı altındaki pek çok insanın özgürleşmesine katkı sağlamışlardır. Bu çerçevede Hasan-Ali Yücel ve arkadaşları eğitimi Türkiye’nin geleceği olarak görürken günümüzde, eğitim araçsallaştırılarak ülkenin geleceği karartılmaya çalışılmaktadır.

        Köy Enstitüleri; Türkiye sanat ve edebiyat, mimarlık tarihinde özel bir yere sahiptir. Öğrenimleri boyunca okumaya, yazmaya, sanata, edebiyata özel önem veren öğrenciler mezun olduklarında Türkiye’nin en önemi yazarları, ressamları,  müzisyenleri olmuşlar ve pek çok öğrenciye sanatın, edebiyatın güzelliğini yansıtmışlar, bireylerin kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmuşlardır. Hem Köy Enstitüsü yapıları, hem de mezun öğrencilerin ve halkın katkısıyla yapılan okul binaları, Türkiye’de hem halka hem de mimarlık eğitimine özel katkılar sağlamıştır. Bugün hala ayakta kalabilen binalar, mimarlık öğrencileri için inceleme ve uygulama alanı olarak kullanılmaktadır. 

        Köy Enstitüleri; Türkiye direniş tarihinde özel bir yere sahiptir. Köy Enstitüsü öğrencileri okullarında her türlü haksızlığa ve baskıya direnmeyi öğrenmişler, mezun olduklarında; çeşitli düzeylerde tehdit, sürgün, iş kaybı riskine rağmen hem bireysel olarak, hem de toplu biçimde çeşitli öğretmen örgütlerinde bu direnişi taçlandırmışlardır.

        Köy Enstitüleri; Türkiye’de bilimsel düşünmenin tarihinde önemli bir yere sahiptir. Köy Enstitüsü öğrencileri sadece derslerde, akademik bağlamda değil, tarımda, hayvancılıkta, dokumada, yöreye uygun faaliyet alanlarında, binaların, santrallerin yapımında bilimin ve bilimsel düşünmenin çıkarımlarını hayata geçirmişler, mezuniyetlerinde bunları halka yansıtmışlar ve hayatta en hakiki mürşit ilimdir” ilkesini hayata geçirmişlerdir. Onlar ve onların yetiştirdiği öğrenciler Türkiye bilim, eğitim ve kültür tarihinin en önemli insanları olmuşlardır.

        Köy Enstitüleri; Türkiye’de kadın haklarının elde edilmesinde özel bir yere sahiptir. Her ne kadar günümüzde kadınların kazanımlarının pek çoğu yitirilse de Köy Enstitüleri, ikinci sınıf sayılan, çocuk yaşta gelin edilen, ‘soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen’ kadınları, köylerinden alıp öğretmen yapmış ve bu öğretmenler köylerdeki binlerce kız çocuğuna örnek olmuştur. Kadınlar hayatın içinde var olabileceklerini, hayata katkı koyabileceklerini öğrenmiş ve bu sayede pek çok kazanım elde etmişlerdir.

        Bizler YKKED üyeleri olarak Köy Enstitülülerin eğitim anlayışını, demokratik, özgür, bilimsel düşünce yapılarını, sanatın yaşamın en önemli olgusu olduğuna ilişkin kanılarını, onlardan örnek aldığımız dirençle savunmayı sürdürecek ve aydınlanma ışığını söndürmeyeceğiz. Kuruluşunun 79. Yıl dönümünde Köy Enstitülerini, kurucularını, öğrencilerini, imecede yer alan tüm güzel insanları saygıyla selamlıyoruz.

Leave a Comment