Sezon Öncesi Örnek Dayanışma: Çeşme’de Otel Çalışanlarından Çevreye Anlamlı Dokunuş.

Sıradaki içerik:

Sezon Öncesi Örnek Dayanışma: Çeşme’de Otel Çalışanlarından Çevreye Anlamlı Dokunuş.

e
sv

Yazar İrfan Akan Aktivist Kuaför Harun Cici ziyareti

22 Nisan 2026 11:33
avatar

hclife

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

ders çalışma, günlük ve kitap görseli olabilir

İzmir’in Karantina semti, denize yakın ama kendi içine kıvrılan sokaklarıyla, günün sesini biraz yumuşatarak taşır. O gün o sokaklardan birinde, sıradan görünen bir kapının ardında, iki farklı üretim dili aynı mekânda kesişti.


Harun Cici kendi alanında, işinin tam ortasında bulunuyordu. Onun kurduğu düzen dışarıdan bakıldığında bir kuaför salonu gibi okunabilir; fakat içerideki ritim, alışılmış zanaat çizgisinin biraz ötesine taşan bir dikkatle ilerliyordu. Saç, onun elinde yalnızca bir estetik unsur değil, yüzün hafızasına dokunan bir malzemeye dönüşüyordu. Her hareket, bir düzeltme değil; bir yeniden kurma hâliydi.
Zaman zaman bu üretimin sınırları mesleğin dışına taşıyordu. Aktivist yönü, özellikle toplumsal meseleleri görünür kılma çabası, yaptığı işi yalnızca bireysel bir zanaat olmaktan çıkarıp kamusal bir dile yaklaştırıyordu. Saç tasarımı, onun dünyasında bir ifade biçimine dönüşüyor; sahneye, mesaja ve karşılaşmaya açılan bir alan halini alıyordu. İzmir’de başlayan bu hat, zamanla farklı şehirlerde ve uluslararası sahnelerde de karşılık bulmuş bir üretim çizgisine dönüşmüştü.
Aynı mekânda bu kez gözlemci olan taraf vardı.


İrfan Akan, kendi yazı evreninden taşıdığı bakışla oradaydı. Onun alanı kelimelerdi; ama kelimeleri yalnızca anlatmak için değil, görmek için de kullanan bir tarafı vardı. Daha önce yazdığı kitaplarda; gündelik hayatın içinden kurulan küçük insan hikâyeleri, esnaf dünyasının kırılgan sahneleri ve karanlığa yaslanan gerilim anlatıları, karakter isimlerinden çok hâl ve iç ses üzerinden ilerleyen bir yapı taşımıştı. İnsanları isimlerle değil, durumlarla anlatmayı seçen bir çizgiydi bu.
Karantina’daki o mekânda iki farklı üretim biçimi yan yana geldi: biri elleriyle görünüşü yeniden kuruyordu, diğeri kelimeleriyle anlamı yeniden kurmaya alışkındı. Biri aynayı değiştiriyordu, diğeri aynaya bakanı.
Harun Cici’nin dünyasında hareket kesilmiyordu; sadece biçim değiştiriyordu. İrfan Akan’ın dünyasında ise gözlem, sessizlikten besleniyordu. Aynı mekânda farklı iki disiplin, birbirine dokunmadan ama birbirini inkâr etmeden durdu üç ayrı üretim biçiminin kısa süreli yan yana gelişi.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli