Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
İzmir Tiyatroları Derneği Yeni Yıl Buluşması

Yani yaşamı öyle ciddiye alacaksın ki mesela yetmişinde bile zeytin dikeceksin! Öyle çocuklara kalır diye değil!
Nazım böyle diyor yaşamaya dair şiirinde; İşte İzmir Tiyatroları Derneği de bu düşünceyle bir araya geliyor, birbirinden güç alıyor, birbirine can veriyor. Bugünün yozlaşmış yapısında sanatın yapıcı yanını her şeyden arınmış bir şekilde kendine yol ediniyor.

Geçen gün İzmir’de güzel bir akşam geçirdim. Birbirinden değerli ve önemli insanlarla tanıştım. Bir amacın en güzel yanında paydaş oldum. Sanata dair sorunların çözüme giden yolunu, ezgilerin hoşluğunda tutulan bir halayın coşkusunda gördüm. Derneğin başkanı dostum Özgür Başkaya başta olmak üzere Başkan yardımcısı Harun Cici beye ve Haydar Bayak arkadaşımıza beni bu toplantıya davet ettikleri için çok teşekkür ederim. Ayrıca İzmir Tiyatroları Derneği tüm üyelerine bu zorlu sürece, mücadele ve sevda gücüyle katkı verdikleri için teşekkür ederim.
İzmir Tiyatroları Derneği her ne kadar ertelenen genel kurul toplantısını yapsa da bu toplantının bir başka amacı daha vardı. O da yeni yıla merhaba kokteyli idi. Genel kurulun konuşmaları ardından tiyatro ve sanat dostları güzel bir gece geçirmemize sazlarıyla, sözleriyle vesile oldular. Han Tiyatrosunun fuayesinde gerçekleşen kokteylde operetler söylendi, sanat musikisinden eserler seslendirildi, bir udun gövdesinden, mızrabından çıkan nameler Han Tiyatrosunun atmosferinde dostluk ve haklı mücadele ruhunun inceliğini ortaya koydu. Benim için İzmir’deyim, güneşin sofrasında dostların arasındayım dememe neden oldu. İşte bu, ne zamandır hissetmediğim bir mutluluktu. Dostlara selam olsun.
Bu duygu ve düşünceleri paylaşırken sevgili dostum şair Murat Atıcı’nın Bilek Hanım şiirindeki birkaç dize aklıma geldi.
Sanat dediğin çünkü ne leyleğin önüne konmuş düz tabak,
Ne tilkinin burnu girmez dar kavanoz.
Bir tersane işçisinin tiyatro sahnesine çıkması
Çakılmak yerine, yirmi metrelik direğin tepesinden
Geminin gövdesine.
Yalnızca pedalını germek,
Kuyruğunu zımparalamak yalnızca
Yalnızca tuşunu vidalamaktansa,
Piyano çalabilmesi marangozun.
Sinemada göz hakkı
Kokusu çayırların, kemiklerin gün görmesi
Güneşe yatması bir öğle arasında
Düşünde uzay, omzunda sevginin başı Mehmet HARUN / N sahne Oyuncuları